Allah Şu An Nerede? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Bakış
Dünyanın farklı köylerinde, şehirlerinde, mahallelerinde, insanların farklı inançları, hayata bakış açıları ve anlayışları var. Peki, Allah şu an nerede? Bu soruyu sormak, sadece teolojik bir sorgulama değil, aynı zamanda toplumda çeşitli grupların, bireylerin, kimliklerin ve eşitsizliklerin bir yansımasıdır.
Her gün sokakta yürürken, toplu taşımada seyahat ederken ya da iş yerinde konuşmalar duyarken bu sorunun toplumda nasıl yankılandığını görmemek elde değil. Özellikle bir sivil toplum kuruluşunda çalışan biri olarak, bu soruya farklı sosyal ve kültürel kimliklerin bakış açılarını anlamak önemli bir konu haline geliyor. Toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet ışığında bu soruyu ele almak, her bireyin yaşadığı dünyanın algısına göre farklılaşıyor.
Allah’ın Yeri: Toplumsal Cinsiyet ve İslam’ın Yorumu
Toplumsal cinsiyet, bir kişinin erkek ya da kadın olmasının ötesinde, toplumsal roller ve kimlikler üzerinden şekillenir. Bazı topluluklarda, özellikle de geleneksel bakış açısının hâkim olduğu yerlerde, Allah’ın tasavvuru da bu normlara bağlıdır. Allah’a yakınlık, güç, otorite gibi kavramlar genellikle erkeklikle özdeşleştirilir. Bu, erkeklerin toplumda daha fazla yer işgal ettiği, onların daha fazla görünür olduğu ve genellikle dini temsil eden kişiler olarak kabul edildiği bir yapı ile desteklenir.
Bu soruya sokakta, toplu taşımada, iş yerinde baktığımda, kadınların daha çok yeraltında yaşadığını görüyorum. Kadınlar, özellikle dini temaları tartışırken, genellikle daha sessiz kalmak zorunda bırakılır, bazen de dini metinlerde erkeklere atfedilen tanrısal sıfatlar kadının ötesine geçer. Toplumda Allah’ın yeri, erkeğin idealleştirilen biçiminden çok uzak değildir. Peki, bu anlayış, toplumsal cinsiyetin daha eşit olduğu bir dünyada değişebilir mi? Kimi kadınlar, kadınların Allah ile ilişkisini yeniden tanımlamaya çalışıyor ve bu da toplumda yeni bir tartışma alanı açıyor.
Çeşitlilik ve Din: Farklı Kimliklerin Algısı
Bir başka bakış açısı, toplumsal çeşitliliği, farklı kimliklerin ve inançların yaratmış olduğu renkli ve zengin yapıyı içeriyor. Allah, her birey için farklı bir anlam taşıyor. Bir Alevi inançlı, Allah’a olan yakınlığını farklı bir biçimde ifade ederken, Sünni bir birey için bu ifade daha kalıplaşmış bir biçimde vuku buluyor. İslamiyetin bir mezhebi, dini anlayışı ya da tanrının nasıl bir varlık olduğu farklılıklar gösteriyor.
İstanbul’daki çeşitli mahallelerde yürürken, farklı dini anlayışların ve kültürel kimliklerin varlığı gözle görülür. Aynı toplu taşımada, farklı inançlar ve kimlikler taşıyan insanlar var. Bir caminin avlusunda namaz kılan biri, yan sokakta bir cemevi derneğine giren bir başka insan… Hepsi aynı şehirde ama her biri Allah’ı farklı bir biçimde tanıyor ve tanımlıyor. Allah’ın “şu an nerede” olduğu sorusu, bu farklılıklar ışığında, belki de bir arada yaşama ve hoşgörüde ortak bir yanıt bulmaya çalışmanın önemli bir sorusu haline geliyor.
Sosyal Adalet: Allah’ın Yeri ve Toplumun Sınıf Ayrımları
Sosyal adaletin etkisi, özellikle toplumda ekonomik ve sınıfsal eşitsizliklerin olduğu bölgelerde daha fazla hissediliyor. Allah’ın yeri, zengin ve yoksul arasındaki uçurumları yansıtan bir metin haline geliyor. İstanbul’un varoşlarında büyüyen biri için Allah, belki de daha fazla yardım isteyen, daha fazla yanıt bekleyen bir varlık; kent merkezinde yaşayanlar içinse Allah, daha çok manevi huzur arayışı ile özdeşleşiyor.
Toplumun çeşitli kesimlerinin, özellikle de düşük gelirli kesimlerin, Allah’a ve dini anlayışa bakış açısı, bazen içinde bulundukları sosyal adaletsizliklerden türemektedir. Evsizlerin, işsizlerin ve düşük maaşlarla çalışanların gözlerinde, Allah “şu an nerede” sorusuna farklı bir anlam taşır. Sosyal adaletin sağlanmadığı bir dünyada, Allah bir umut kaynağı, bir eşitlik arayışı olarak karşımıza çıkar. Allah’a dair yapılan her açıklama, bir bakıma toplumdaki eşitsizliklere dair bir eleştiri olabilir.
Günlük Hayattan Düşünceler: Allah’ın Yeri ve Toplumsal Yansımaları
Toplumun dini anlamdaki inançları ve değerleri, günlük yaşantımıza da yansır. Her gün sokakta yürürken, kendimi bazen bir düşünür gibi hissediyorum. Toplu taşımada, yaşanan kalabalıkta ve o yoğun insan manzarasında, Allah’ın varlığı, bazen gözle görülür biçimde belirir. Mesela bir kadının başörtüsü, bir gencin elinde tuttuğu dua kitabı veya camideki sesler, Allah’ın toplumsal hayatla nasıl iç içe geçtiğini gösterir.
Allah’ın her yerde olduğuna inanmak, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adaletin de önemli bir göstergesidir. Bir yerde, her kimlik, her inanç, her düşünce, farklı bir biçimde Allah’ı tanır, ama hepsi de aynı şehirde yaşar. Allah, belki de şu an bizim yaşadığımız dünyada, her birimizin içindedir.
Sonuç: Allah’ın Yeri, Toplumsal Adalet ve Yeni Bir Anlayış
Sonuç olarak, “Allah şu an nerede?” sorusu, sadece bir dini ya da teolojik tartışma değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet ile ilgili derinlemesine bir soru haline gelir. Sokakta gördüğüm sahneler, toplu taşımada duyduğum sohbetler, işyerinde konuşulanlar… Her biri, Allah’ın nerede olduğuna dair bir bakış açısı sunar. Ancak bu bakış açılarının, daha eşitlikçi, daha adil ve daha hoşgörülü bir toplum yaratmaya yönelik bir adım olup olmadığını sorgulamak önemli. Allah’ın yeri, belki de bu anlayışları şekillendirecek yerdir.