İçeriğe geç

Bisikletin el tutma yerine ne denir ?

Bisikletin El Tutma Yerine Ne Denir?

Kayseri’deki dar sokaklarda, sıcak yaz akşamlarının serinliğinde bisiklete binmenin farklı bir keyfi var. O an, dünya senin etrafında döner gibi hissedersin. Her pedala basışında bir başka evrenin kapıları açılır, rüzgâr suratını okşar, kalbin hızla atar. Hatta bazen, bisikletin el tutma yerinin ismini bile unutur, sadece o anın tadını çıkarırsın. Ama bir gün, bisikletin el tutma yerini düşünmek zorunda kaldım. Ya da belki de buna gerek yoktu. Adını öğrendikçe, ruhumda bıraktığı iz daha da derinleşti.

Bir Pedalın Arkasında

O gün, sabahın erken saatleriydi. Havanın sıcağından önce, Kayseri’nin kuytu köşe sokaklarında bir tur atmak istedim. Bisikletimi aldım, eski ama güvenli. Pedallara bastıkça, her şey çok huzurluydu. Ama bir an, bir şey eksikti. İsterdim ki, o hızla dönmeye devam ederken, birisi yanımda olsun. Belki de yanımda olmasa bile, birinin elleriyle o bisikletin tutma yerinde o güveni hissetmesini… Çünkü bazen, insanın bisikletin el tutma yerini sadece elleri değil, bir duyguyla tutması gerekir. O an, bisikletin el tutma yerini düşündüm. Bunu hala doğru şekilde tanımlayıp tanımlayamayacağımı bilmiyordum.

Aklımda, bisikletin el tutma yerine “gidon” demek vardı. Gidon? Ne kadar soğuk, ne kadar mesafeli. Oysa bisikletle çok özel bir bağımız olmalı. Tıpkı bir arkadaş gibi, ona güvenmeli ve güvende hissetmelisin. Bu işin yalnızca teknik kısmı mıydı? Ya da belki de bisikletin el tutma yeri, sadece bir parça donanım olmaktan çok daha fazlasıydı?

Gidonu Tutan Eller

Hatırlıyorum, birkaç yıl önce annemin bana aldığı o ilk bisikleti. O bisikletin gidonu, çocukluk hayallerimin simgesiydi. Bisiklete her bindiğimde, elimi gidonun üzerine koyarken, kalbimdeki heyecanı hissedebilirdim. Bisiklet, sadece bir ulaşım aracı değildi; o, özgürlüğün, keşfin ve bazen de hayal kırıklığının simgesiydi. Bazen o gidonu tutarken, ellerim titrerdi, bazen de fazlasıyla rahat hissederdim. Gidonu tutarken, o ellerin doğru pozisyonda olması gerektiği gibi, hayatımda da bazen her şeyin yerli yerinde olmasını beklerdim.

Ama işin duygusal tarafı, bisikletin el tutma yerine olan ilişkimde asıl soruyu yaratıyordu. O el tutma yeri, elbette gidondu. Ama bazen bir kelimenin gücü, senin hissettiklerini anlatmak için yetersiz kalıyordu. “Gidon” dedikçe, o duyguyu bir türlü yakalayamıyordum. Gidon değil, “el tutma yeri” demek belki de o hissi daha doğru yansıtırdı. Çünkü bazen, bir kelime başka bir duyguyu çağrıştırabiliyor. Bisikletle olan ilişkimizde, o gidon sadece bir aracın parçası değil, aslında bir yol arkadaşı gibiydi. Yalnızca fiziksel bir tutma değil, o hissiyatı paylaşma, o heyecanı yaşama ve özgürlüğü hissetme.

Yalnızlık ve Güven Arasında

O gün, bisikletin o el tutma yerinde bir şey bulmak istedim, belki de yalnızca adını sormak. İnsanlar birbirlerini tanıdıkça, adları bir anlam kazanmıyor mu? Bisikletin el tutma yerinin adı, benim için hiç değişmeyecek bir anlam taşıyacak mıydı? Sonuçta, o gidon benim için yalnızca bir araç değil, özgürlüğü simgeliyordu. Ama belki de o adları anarken, aslında sadece kelimelerin yeterli olmadığını fark ediyordum. O el tutma yerinin adı ne olursa olsun, önemli olan, o anı birlikte yaşamak, o duyguyu paylaşmak, özgürce pedal çevirmekte bulduğumuz anlamdı.

O an düşündüm: Kim bilir, belki de bisikletin el tutma yerine dair hislerim yalnızca kelimelerle değil, duygularla şekilleniyordur. O el tutma yeri, tek başıma geçirdiğim anların, rüzgârın yüzüme vurduğu o hüzünlü sabahların, bazen de hayal kırıklığına uğradığım anların simgesiydi. Ama belki de en çok, o anda yalnız hissettiğimde bile, o tutma yerinin bana verdiği güveni sevdim.

Sonuçta Gidondur

Bir gün, birisi bana bisikletin el tutma yerine ne denir diye sorduğunda, artık cevabım hazır: “Gidon.” Ama o cevabın ardında bir anlam daha var. O el tutma yerini, bir aracı, bir parçayı ya da bir donanımı anlatmıyor. O, duyguların, düşüncelerin ve yaşanan anların simgesi. Bazen bir kelime, bir hayatı anlatmak için yetersiz olabilir. Ama ne olursa olsun, her anı yaşarken, o bisikletin el tutma yerinde sadece ellerin değil, kalbinin de olduğunu unutma.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
betci güncel giriş